Hüseyin Aydın: Duruşmalardaki yalanları, FETÖ eğitiminin yansımasıDizi Haberleri Tv Gazetesi Bugün Dizi

Hüseyin Aydın: Duruşmalardaki yalanları, FETÖ eğitiminin yansıması
SON DAKİKA

Hüseyin Aydın: Duruşmalardaki yalanları, FETÖ eğitiminin yansıması

Bu haber 06 Haziran 2017 - 9:55 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı darbe davalarında temsil eden Avukat Hüseyin Aydın, Gazete Habertürk’ten Fevzi Çakır’a konuştu. Türk yargısının darbe pratiği olmadığını vurgulayan Açık Fikirli, “Buna rağmen yargı mensuplarımız, fazla etkin ve dinç soruşturmalara imza attılar. Geldiğimiz aşamada darbe soruşturmaları büyük oranda tamamlandı” dedi. Açık Fikirli’ın yargılamalara ilişkin yaptığı değerlendirmeler şöyle:

SÜRPRİZ OLMADI:

Yargılamalar sırasında gözlemlediğimiz şeyler bizim için sürpriz olmadı. bir kere bu örgüt mensupları hiçbir şekilde işledikleri suçları ve bu örgütün mensubu olduklarını kabul etmiyor. Davaların tamamında bir senaryo uyduruyorlar. Toplumun veya yargılamayı yapanların dikkatinin kendilerinden çok uydurdukları senaryoya odaklanmasını istiyorlar. Örgütün mensuplarına verdiği bir eğitim var. Bunun en ayırt edici özelliği önlem adı altında verdikleri eğitimdir. Bunun ise en önemli ayağı kendini gizlemektir, kendini gizlemek için insan ayrı bir kimliğe bürünür. Bunun için örgüt, mensuplarına ilk olarak yalan söylemeyi öğretiyor. Örgütün tedbir eğitiminin amacı kişiye fiilen yalancılık becerisi kazandırmaktır. Bu, yalnızca o anda öğrenilip icra edilen bir şey yok. Örgüt yöneticileri kadar, ‘Artık açığa çıkabilirsiniz’ denilene kadar sürdürülmesi gereken ve süre içinde hayat tarzına dönüşen bir hadisedir.

AKLAMAYA YÖNELIK:

Ilk aşamada, kendilerine isnat edilen darbe eylemini inkâr etmeleri gerekiyordu. şimdi onu yapıyorlar. Bu bizim beklediğimiz bir şey. Soruşturma aşamasında olayın sıcaklığı ile itirafçı olan şahısların de vazgeçtiğini görüyoruz. Çünkü örgüt ile temasları devam ediyor. İkincisi ise bunun bir Fethullahçı darbe olduğu gerçeği. Bunu da kesin olarak inkâr ediyorlar. Bu, kendilerine ilişkin darbe eyleminin inkârından daha önemlidir. Çünkü örgüt mensuplarının kişiliği, bu örgütün yanına hiçbir şeydir. Burada örgütün aklanmasını, kendilerinin aklanmasından daha kayda değer görüyorlar. Kendilerini aklamaktan çok örgütü aklamaya dönük savunma gerçekleştiriyorlar.

MANTIKSAL BAĞ:

Yalnızca darbeye iştirak ettiklerini inkâr etmekle yetinmiyorlar, bunun FETÖ’cü bir darbe olmadığını söylemekle de yetinmiyorlar. Bunun yanına herkesin inanabileceğini düşündükleri bir program metni üretiyorlar, kontrollü darbe, sivil darbe gibi. elebaşı Fethullah Gülümseyen’in hemen darbe girişiminin arkasında sarf ettiği “tiyatro”, “kontrollü darbe” vs söylemi var. Bu, örgüt mensuplarına “Bu şekilde bir algılama oluşturun” talimatıdır.

PLANLAMA ZAFİYETİ:

Darbe başarısız olunca darbenin planlamasında bir kısım zaaflar ortaya çıktı. Çünkü gece 03.00’e tarafından planlamışlardı. Ama erkene edinmek zorunda kaldılar. Bu zaaflar üzerinden, “Böyle darbe mi olur, diğer bir meslek vardır” algısı oluşturmaya çalışıyorlar. Lakin esasında planlandığı şekilde yapılsaydı bu darbe gayet koordineli ve iyi hazırlanmış bir darbeydi. Fakat erkene alınca planlama zafiyeti oluştu. Bunun üzerinden soru işaretleri çıkarmaya çalışıyorlar.

İHBAR VERİSİ DEĞIL:

MITOS Müsteşarlığı’na o gün yapılan bir ihbar, MIT’e yönelik bir işlem yapılacağına dairdi. Darbeye katılacak örgütün bir hücresinden olan binbaşı, yalnızca o hücreye verilen vazifeyi biliyor. O vazife zarfında bildiklerini MITOS’e artan bir şekilde anlatıyor. O gün gelen ihbarın bir darbe ihbarı olduğuna dair elimizde hiçbir bilgi yok. Dosyada da değil. Darbeciler, bunun bir darbe ihbarı olduğunu, buna karşın önlem alınamadığını söyleyerek, “Göz yumuldu” algısı oluşturmaya çalışıyor.

MESAJA BİLE GEREK YOK:

Geçmişte alınan örgütsel eğitim, örgüt mensuplarına bu tarz olaylarda ne şekilde davranılacağı, ne şekilde konuşulacağı, ne şekilde savunma yapılacağını zaten öğretiyor. Dışardan hiçbir yeni mesaj gelmese bile ne söyleyeceğini kestirebiliyorlar.

NETICE YOK ALGI:

Esasında, bu savunmalarla “Netice alırız” beklentisinde olduklarını da düşünmüyorum. Kayda Değer olan bir algı meydana getirmek. Ve bu algıyı olabildiğince geniş bir kitleye ulaştırmaktır. Özellikle yurtdışında başarılı olduklarını kabul etmek lüzumlu. “Ne dek kişinin kafasında soru işareti oluşturabilirsek” diye uzun yıllar bu tavırlarını sürdüreceklerdir diye düşünüyorum.

‘YARGININ 3’TE BİRİ FETÖ’CÜYDÜ’

FETÖ’nün operasyonel kabiliyetlerinin göründüğü tarihin 7 Şubat 2012 MIT süreci olduğunu andıran Avukat Kültürlü “Yaptıkları o hücum nedeniyle devletin tüm kurumlarında onlarla ilgili ciddi bir korkutma algısı oluştu. 17-25 Aralık sürecinden sonra bu korkutma algısı tavan yaptı. 15 Temmuz sürecinden önce en kayda değer soruşturma; Başbakanlık çalışma ofisine haşere konulmasına ilişkin olandır” dedi. FETÖ mensuplarının devletin bütün kademelerinde kayda değer oranda kadrolaşmaya gittikleri için 15 Temmuz öncesi soruşturmaların ağır ilerlediğine dikkat çeken Aydın şöyle devam etti: Cumhurbaşkanı’mız 17 Aralık sürecinden sonradan çok net pozisyon aldı lakin Cumhurbaşkanı’mızın bu tavrının devlet aygıtları kadar benimsenmesi süre aldı. Bunun nedeni ise örgütün, kamu kurumlarındaki varlığıydı. Soruşturmaları son derece sanatçı bir şekilde işlevsiz hale getirmeye dönük çalışmalar yaptılar. 15 Temmuz’dan önce yargı teşkilatının 3’te 1’i FETÖ mensuplarından oluşuyordu. Bu örgütün ne dek tehlikeli olduğuna dair farkındalık 15 Temmuz sürecinden sonra çok arttı. 15 Temmuz’dan daha sonra milletin kahır ekseriyeti, bunun Cumhurbaşkanı’mız ile FETÖ arasındaki bir kavgadan ibaret olmadığını gördü. Bu kavganın Türk milleti ile FETÖ arasında bir ağız dalaşı olduğu anlaşıldı.”

‘TARİHİMİZDE BİR EMSALİ DEĞIL’

“15 Temmuz gecesi adalet teşkilatımız manâlı bir sınav verdi. Daha önceki hiçbir darbe savcılıklar göre soruşturulmamıştı. Bunun emsali değil tarihimizde. Bu, birincil kere oluyor. O gece teşebbüs öğrenilir öğrenilmez, Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları ilk kez almak üzere bütün adalet teşkilatımız darbeye girişim edenler hakkında adli soruşturma başlattı. Hâkim ve savcılarımızın bu anlamda bir tecrübesi olmadı. Daha önce pratikleri olmadığı bir konuda bugün geldiğimiz nokta itibarıyla fazla etkin, sağlıklı soruşturmalara imza attılar. Milletimizin beklentisi soruşturmaların bir lahza önce sonuçlandırılmasıdır. Bu konuda adalet mensuplarımız, insan üstü bir uğraş gösteriyorlar. En önemlileri Ankara ve İstanbul’da almak üzere Türkiye genelinde 130 civarında darbe davası açıldı. 12 gündür sürekli çatı davası bunlardan biri. 1 Ağustos’ta başlayacak Akıncı dosyası da fazla manâlı. Çünkü darbenin idare merkezi Akıncı Üssü’ydü. Bugün itibarıyla soruşturmalar tamamlandı, açılacak davaların büyük bir kısmı açıldı.”

BAROLARIN İLGİSİZLİĞİ CAN SIKICI

Ahali olarak yaşadıklarımızı fazla ivedi unuttuğumuzu vurgulayan Avukat Aydın, baroların darbe davalarına ilgisizliğinden de şikâyetçi: “15 Temmuz’un üzerinden daha bir sene geçmedi. Yaşadıklarımızı unuttuk demeyelim fakat o gün yaşadıklarımızın üzerimizde bıraktığı etkinin artan bir şekilde azaldığını görüyoruz. Biz fazla daha yüksek bir toplumsal duyarlılık bekliyoruz. Barolarımızı çok düşüncesiz gördük. Barolar Birliği Başkanı’mız değil, barolar dikkatsiz. Bu çok üzücü bir durumdur…”

 

Dizi Fragmanları dizimedya.com dizi ve medya siteniz.Hüseyin Aydın: Duruşmalardaki yalanları, FETÖ eğitiminin yansıması

0 0 vote
Article Rating

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x