SON DAKİKA

Dizi Haberleri Tv Gazetesi

‘Islak imzada kumpas’ davasında Adli Tıp Kurumu Başkanı ifade verdi

‘Islak imzada kumpas’ davasında Adli Tıp Kurumu Başkanı ifade verdi
Bu haber 22 Şubat 2017 - 2:12 'de eklendi ve 0 kez görüntülendi.
CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek’in Ergenekon Davası’na kanıt kabul edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” belgesinde nemli imzası bulunduğu bahis edilerek kumpas kurulduğuna ilişkin davada dönemin Adli Tıp Kurumu Başkanı Haluk İnce açıklama verdi. Belgenin aslını Zekeriya Öz’ün Adli Tıp Kurumu’na getirdiğini bildiren İnce, “Zekeriya Öz ile biri makamımda edinmek üzere iki kere görüştüm. Kendisi İltica ile Mücadele Eylem Planı olarak aşina belgenin aslının incelenmesini istedi” dedi.

Ergenekon Davası’na delil kabul edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” belgesinde CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek’in nemli imzası bulunduğu bahis edilerek kumpas kurulduğu iddiasına ilişkin açılan dava başladı.

'Islak imza'ya 15 tutuklama talebi 'Islak imza'ya 15 tutuklama talebi

‘Islak imza’ya 15 tutuklama talebi

İstanbul 24. Ağır Suç Oluşturan Mahkemesi’ndeki duruşmaya, arasında emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu ile eski Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce’nin bulunduğu 15’i esir 18 sanık katıldı.

Islak imza kumpasında yeni gelişme Islak imza kumpasında yeni gelişme

Islak imza kumpasında yeni gelişme

Şikayetçiler Dursun Çiçek ve Serdar Öztürk de duruşmada hazırlanmış bulundu. Dursun Çiçek’in avukatlığını kızı İrem Çiçek üstlendi.

‘Islak imza’ için bilirkişilere sorgu ‘Islak imza’ için bilirkişilere sorgu

‘Islak imza’ için bilirkişilere sorgu

Dönemin Adli Tıp Kurumu Başkanı Cengiz Haluk İnce duruşma heyeti aleyhinde savunma yaptı.

Üniversitede ancak kadrosunu bırakarak geleceğini paldır küldür Adli Tıp Kurumu’na geçtiğini söyleyen sanık İnce, “O günleri ben tek başıma yaşamadım, ailemle yaşadım. Göreve başlar başlamaz kimseyi odama kabul etmeden her birimi gezdim. Kozmik, süper, akıllı binanın ne değin 5 para etmez bir yer olduğunu, insanların motivasyonunun yerlerde süründüğünü, insanların kurumu keza medya da ayrıca akademik çevreler de topa tuttuğu günlerde biz bu ateşten gömleği giydik” dedi.

“Maddi dairesini hiçbir tanık hatırlamıyor ama yerlerinde gidip ziyaret ettim” diyen İnce, “Orada arkadaşların dertlerini dinledim. 7 tane uzman bir odadaydı, dosyaların tozuna nefes alamıyoruz, havalandırma yetmiyor diye şikayette bulundular. Benden mekan istediklerini söylediler. Eğitim ister misiniz dedim, ‘ihtiyacımız değil’ dediler. Bu 7 kişinin içinde akla yatkın yalnızca Tuncay Çınar görünüyordu. Çetin Seçkin ile çalışmayı 2007-2008 yılları arasındaki performansından dolayı yeniden beri hiç düşünmüyordum” ifadelerini kullandı.

“Askeri savcı belge konusunda bilimsel hassasiyet ve çabukluk rica etti”

Genelkurmay’dan kendisini askeri bir savcının aradığını açıklayan Haluk İnce, “Bana, ‘Başkanım şuan da makamınızda kurye bekliyor, bu kuryenin elinde fakat mühürlü ve kapalı zarfta çok kayda değer bir evrak var. Bu belge konusunda bilimsel hassasiyet ve dakiklik rica ediyoruz’ dedi. Kuryeyi sekretaryaya çıkınca gördüm, astsubay bir kuryeydi. Belgeye dokunmadan zarfı alarak Genel Evrak Birim sorumlusu Kerem Gezgin’ya teslimat işlemlerini hazırlamalarını söyledim. Çetin Seçkin’e de bilimselliğine en güvendiğin uzmanla beraber gel dedim. Odamın yan salona Çetin Seçkin, Tuncay Çınar, Lokman Başer bilirkişi olarak geldiler. Bizde ilk gelen raporlar 3 kişiye çıkar. Yapılan işlemin ismi de huzurdur. Oda da zarfı aldılar açtılar, tutanağını yazdılar. Sahibi Lokman olarak tespit edildi. Burada kura çekildi mi Lokman Başer nasıl saptandı, bunların hiçbirini bilmiyorum. Çünkü bizde uzmanın belirlenmesi için kura çekilmez” şeklinde konuştu.

“Birileri Türkiye Cumhuriyeti devletiyle dalga geçiyor”

“Evrak açıldığında fotokopi olduğunu gördüm” diyen davalı İnce, “Raporları 1-2 gün içinde yazdılar ve rapor askeri kuryeye kapalı zarf içinde mühürlü olarak verildi. 2. defa rapor İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’ndan geldi. Bu da kurye ile gelen belgeye de diğerinden farklı olmayacak şekilde işlem yapıldı. Kurye sivil giyimli biriyle geldi. Temmuz ayını hatırlamıyorum ama Ekim ayında Zekeriya Öz yanına kuryeyle birlikte belgeyi getirdi. Bu belge geldiği zaman aynı işlemler yapıldı. Kolaylık dediğimiz durum yaşanması gerekirken Tuncay Çınar, yaptığı hareketle benim onunla ilgili olan düşünceleri mi iyi niyetimi yerle yeksan etti, ayrıca de bilirkişinin hakkını halel getirdi. Tuncay Çınar, Lokman Başer oturdular, zarfı Çınar açtı. Daha Sonra da, ‘Birileri Türkiye Cumhuriyeti devletiyle dalga geçiyor. Bu kağıt parçasıdır, böyle bir doküman olmaz. Polis buna nasıl rapor verdi’ dedi. Bunu belgeyi açtıktan 1 buçuk dakikada daha sonra söyledi. Dosyayı görebilen bilirkişi ye belgeye ayaküstü 1 buçuk dakikada şu şöyledir diyen birine ne yapardınız? Dosyayı verir miydiniz? Bu belirlenmiş transferdir, bakım pikselasyon farkları var” dedi.

“Belgenin aslını Zekeriya Öz Adli Tıp Kurumu’na getirdi”

Belgenin Adli Tıp Kurumuna nasıl ve ne vakit geldiğini anlatan sanık İnce, “Belgenin gelişi Ekim ayında, Cuma günü öğleden sonra mesai bitmeye yakın, Zekeriya Öz’ün geldiği kapıdan sekreterlerime bildirilmiş. Ben o esnada Belirlenmiş Akbaşoğlu ve Yüksel Aydınlatılmış ile odada oturuyorum. Öz’ü içeriye buyur ettim, kendisi İltica ile Mücadele Eylem Planı olarak bilinen belgenin aslının incelenmesini istedi. Bu amaçla kuryesiyle beraber bu belgeyi getirdiğini ve bırakacağını söyledi. Belgeyi Yüksel Aydınlatılmış Printer aldı. Doküman kapalıydı açmadık. Yalnızca Kerem Gezgin ile savcılıktan kuruma girişi yapıldı. Savcı Öz, kurumdan ayrıldı” dedi.
“Zekeriya Öz ile biri makamımda edinmek üzere iki kere görüştüm”

Davalı İnce, “Ardından Yüksel Kültürlü Yazıcı hocaya, Bülent Üner hocayı çağırmasını ve belgeyi ona vermesi talimatını verdim. Bundan sonraki sürece ben şahit olmadım fakat Yüksel Yazıcı, her aşamada bana ne yaptığını aktardı. Her şey kurumun yönetmeliğine uygun şekilde olarak yapıldı. Rapor adamakıllı bilgimin dışarıda, yönlendirmemin olmadığı süreçte kurumdan çıkmıştır. Raporda imzamın olması Adli Tıp Kurumu Başkanı olduğum içindir. Zekeriya Öz ile biri makamında elde etmek üzere iki defa görüştüm” diye konuştu.

Haluk İnce’nin ifadesinin peşinde mahkeme duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verdi.

18’er yıla dek hapisleri isteniyor

Aralarında emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu ile eski Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce’nin bulunduğu 15’i esir 18 sanığın “Terör örgütü üyeliği” ve “Gerçeğe tutarsız bilirkişilik ya da çevirmenlik yapma ” suçlarından 8,5’er yıldan 18’er yıla kadar hapisleri istek ediliyor.

öne çıkanlar

İlk günden doğumuna değin bebek nasıl değişiyor?

Fotoğraftaki çıplak kadını gördünüz mü?

Günahlar şehrinde göz yumulanlar

Dizi Fragman ‘ı dizimedya.com farkıyla sunulmuştur

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER