Said Hatipoğlu - Nihat Hatipoğlu - Haydar HatipoğluDizi Haberleri Tv Gazetesi Bugün Dizi

Said Hatipoğlu - Nihat Hatipoğlu - Haydar Hatipoğlu
SON DAKİKA

Said Hatipoğlu – Nihat Hatipoğlu – Haydar Hatipoğlu

Bu haber 27 Mayıs 2017 - 14:38 'de eklendi ve 104 kez görüntülendi.

İslam bilgini, müftü (D. 6 Haziran 1929,
Hazro / Diyarbakır -1995). Medrese kökenli büyük alimlerinden olan
Haydar Hatipoğlu, Diyarbakır milletvekillerinden Ömer Vehbi Hatipoğlu ile ilahiyatçı-yazan
Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun babalarıdır. Said Hatipoğlu’nun dedeleridir. Aile kökleri Medine’ye değin
uzanmakta ve cet kökleri anne kadar Hz. Muhammed’e (iddia), baba tarafından
Hz. Ömer’e (r.a.) dayandığı için aileye Ömerî de denilmektedir. Yedinci dedesi
Molla Osman’ın, Şafii Fıkhının kayda değer kaynaklarından El Envar’a 1697 yılında yazdığı şerhe verdiği “Kümesra” adı sebebiyle, mensup olduğu aile ‘Kümesra Ailesi’ olarak
da bilinmektedir.

Haydar Hatipoğlu,
ilkokulu bitirdikten daha sonra dini ilimler sahasında ilk eğitimini babası Molla
Nuri’den aldı. Babasından gördüğü Kur’an ve Arapça derslerinden daha sonra yörenin
ünlü alimlerinin ders verdiği medreselere giderek 21 yaşına dek bu
medreselerde okuyarak, günümüzün yüksekokul mezunlarına verilen diploma karşılığı
olan icazetnamesini almıştır. 1942’de başlayan ve 1951 yılına kadar süren on
yıllık süreçte, Osmanlı dönemi resmi medrese müderrislerinden olan Abdülfettah
Printer ve Said Yargıcı gibi alimlerden Arapça, Tefsir, Fıkıh, Akaid, Mantık,
Beyan, Vazı, Görüşme, Belağat, Bedii ve Hadis dersleri alan Hatipoğlu,
medresede taliplik aşamasına geçtikten sonradan kendisi de Diyarbakır ve Hazro’da
öğrenciler yetiştirmeye başladı.

1954 yılında
girdiği mütfü-vaizlik imtihanını kazanarak Diyarbakır’da vaizlik görevine
başladı. Bu dönemde Diyarbakır Fatih Paşa Camii’nde imamlık, o yıl yeni açılan Diyarbakır
İmam Hatip Lisesi’nde de Arapça öğretmenliği görevlerini de üstlendi.

Babası Molla Nuri
de kendisi gibi beyanat ve irşad hizmetinde bulunmuş yörenin kayda değer ilim
adamlarındandır. Uzun yıllar Hazro Yüce Camii’nin imam hatipliğini yaptıktan
daha sonra 1955 yılında Hazro müftüsü iken vefat edince, aynı yıl içinde yerine
Haydar Hatipoğlu müftü olarak atandı.

1955 yılında
Hazro Müftülüğü görevine atanan Haydar Hatipoğlu, askerliğini 1956-1958 yılları
aralarında Manisa’da yaptıktan sonradan 1963 yılında Siirt Müftülüğüne atandı; burada
dıştan İmam Konuşmacı Lisesini bitirerek lise diplomasını aldı.

1963-1971 yılları
aralarında Siirt, 1971- 1978 yılları arasında Uşak, 1978-1980 yılları aralarında Afyon Müftülüğü görevlerinde bulunan Haydar Hatipoğlu, 1980 yılı Aralık
ayında İzmir Müftülüğü görevine getirildi. İzmir’de 7 yıl süreyle atama yapan
Hatipoğlu, 1987 yılında bu görevinden emekli olarak Ankara’ya yerleşti.

Emekli olduğu
süreçte ilmi çalışmalarını devam ettiren Hatipoğlu, 1990 yılında Din İşleri Yüksek
Kurulu Üyeliğine atandı. Komite üyeliği yaptığı 1995 yılında görevli olarak
Hacca dışarı giden Haydar Hatipoğlu, burada geçirdiği yürek krizi sonucunda 23 Mayıs
1995 tarihinde Medine Havaalanında hayata gözlerini kapadı ve Cennet-ül Ebedi
denilen sahabe mezarlığına defnedildi.

Evli ve beş çocuk
babası olan Haydar Hatipoğlu, verdiği vaazlar ve yaptığı irşad hizmetlerinin
yanı sıra, İslam dünyasında da kaynak eser olarak okutulan kayda değer eserlere de imza
atmıştır.

Haydar
Hatipoğlu’nun yazdığı eserler aralarında en önemlisi Sünen-i İbn-i Mace (Çeviri ve Şerhi) olup, 10 ciltlik bu eserde
4341 hadîs bulunmaktadır. Bu hadislerden 3002 adedi Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i
Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî ve Tirmizî diye tanıdık hadis kitaplarında yer
almıştır.

Haydar Hatipoğlu,
1976 yılında Uşak’ta yazmaya başladığı bu çalışmayı, 1981 yılında İzmir Müftüsü
iken tamamlamıştı. sonra Arapça’veya tercüme edilen 10 ciltlik bu kayda değer
kaynak kitaptan sonradan Hatipoğlu, İslam alimleri arasında bilinen ve tanıdık bir
şahsiyet olmuştur.

O, dünyayı yaşanılıp geçilecek bir
merhale olarak görüyordu. Dünya malı için insanları incitmeyi, kendini heder
etmeyi boş bir mücadele olarak kabul ediyordu. Dünyanın kendilerini tutsak almasına
fırsat vermeden, lakin kimseye de fakir olmadan hayatlarını sürdürmeye gayret
ediyordu. Şöhreti ateş olarak görüyor ve kendini yakmasına izin saptamak
istemiyordu. O yüzden fazla para, yüksek makam gibi şeylerin arkasından koşmadı.
Onun gibi âlimler, yaşadıkları dönemin pozitivist eğilimlerini, dine karşısında bir
reaksiyon olarak algıladıkları için, dini korumayı kendilerine ödev
edinmişlerdi.

BAŞLICA ESERLERİ:
Ölümden Sonraki Hayat (1958 yılında
kaleme almıştır), Sünen-i İbn-i Mace (Tercüme ve Şerhi, 1983), Ashabtan Öğütler, Şafi İlmihali (1986), Nereye Gidiyoruz (1972), İslam Hukuku Tarihi (Tercüme) Dizi Fragmanları dizimedya.com dizi ve medya siteniz.Said Hatipoğlu – Nihat Hatipoğlu – Haydar Hatipoğlu

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.